|

|
Daha iyi performans için kıyaslama şarttır. Devamlı
iyileştirme ve daha iyi performans ancak, tüm çalışanlarınız
tarafından bilinen ve benimsenen bir vizyon çerçevesinde
yapacağınız kıyaslama ile gerçekleşir.
1960 Roma Olimpiyatları’nda Armin Harry 100 metreyi 10,2
saniyede koşarak, Robert Shavlakadze ise yüksek atlamada
2,16 metre atlayarak altın madalya almışlardı. İkisi de
üstün “performans” sergilemişti.
1996 Atlanta Olimpiyatları'nda 100 metreyi 10,2 saniyede
koşanlar ve yüksek atlamada 2,16 metre atlayanlar sonuncu
oldular. 1960’ların üstün performansı 1996’da sonunculuk
getirmişti.
Gördüğünüz gibi değerli okurlar, "performans" soyut ve
relatif bir kavramdır. Eğer sınıfında en iyi olanları (Best
in Class) ve en iyinin iyisini (Best in Best) kendinizle
kıyaslamıyorsanız, performansınızı devamlı
iyileştirmediğinizden başarısız olursunuz. Siz 10,2 saniyede
çok iyi performansla koştuğunuzu zannederken, rakipleriniz
9,9 saniyenin altına inerek sizi yarış dışı bırakırlar.
Kıyaslama (benchmarking), her türlü performans
değerlendirilmesinde çok önemlidir. Bu kıyaslamayı geçen
zamanla birlikte tekrar tekrar yapmalısınız. Devamlı
iyileştirme ve daima daha iyi performans için kıyaslama
şarttır. Ama bir vizyonunuz, bir hedefiniz yoksa performans
yine anlamsız kalır.
100 metre “Sprinter”in vizyonu, insanoğlunun nihai
yeteneklerini zorlayarak 9,9 saniyenin altına inmektir. Bu
arada şimdi artık virgülden sonra ikinci haneye geçilmiştir.
Performans ölçümlerinde de teknoloji devamlı iyileşmektedir.
“Sprinter”in hedefi ise, yarışta birinci olmaktır. Yarışçı,
bu vizyon ve hedef için çalışarak, performansını
geliştirmekte ve devamlı iyileştirme çabası içinde
bulunmaktadır. Zaman zaman performansını ölçmek ve kendini
en iyilerle kıyaslamak için yarışlara katılmaktadır. Bir gün
mutlaka kazanacaktır, çünkü vizyonuna inmiştir.
Sizin de bir vizyonunuz vardır, önce buna inanın.
Hedeflerinizi açık ve seçik bir şekilde belirleyin ve bunu
tüm çalışanlarınızla paylaşın. Bu hedef ve vizyon için
kritik başarı faktörlerinizi ekip çalışmaları ile ortaya
çıkarın. Bu başarı faktörlerinizi etkileyen ana
süreçlerinizi belirleyin ve bu süreçlerin “Performans”
metriklerini oluşturarak bu metrikleri devamlı ölçün. En
iyilerin metrikleri ile kendi metriklerinizi kıyaslayın.
Devamlı iyileştirme için her süreci ve alt süreci ekiplerle
korkmadan SORGULAYIN, DEĞİŞTİRİN, İYİLEŞTİRİN.
Performans ve motivasyon arasında yükselen dalga oluşturan
bir pozitif geri besleme ilişkisi vardır. Performans
yükseldikçe motivasyon artar, motivasyon yükseldikçe
performans daha da artar.
Bir yöneticinin performansından bahsederken, o yöneticinin
başında bulunduğu birimin başarısı söz konusudur. Yani
yöneticinin performansı, tüm ekibin performansını yansıtır.
Ekibin başarılı olması ile yöneticinin performansı yükselir.
Ekip çalışmasına inanmayan, ekibini motive etmeyen, onlarla
iyi bir iletişim içinde olmayan yöneticinin performansı
düşmeye başlar; bu da kurumun performansını düşürür. Kurum
performansı, finansal ve finansal olmayan metriklerle
ölçülür. Finansal metrikler çoğunlukla kısa ve orta vadeli
değerlendirmelerde, finansal olmayan metriklerse orta ve
uzun vadeli değerlendirmelerde etkin olurlar. O yüzden,
finansal ve finansal olmayan metriklerin birlikte
değerlendirilmeleri çok önemlidir. Örneğin, büyük bir
teknolojik yatırım yapmış olan bir kurum o yıl fazla kâr
etmemiş olabilir ama pazar payını arttırarak, müşteri
tatminini arttıracak yeni hamleler peşinde olan bir şirketin
uzun vadede karını arttıracağı kesindir. Kâr bence tek
başına performans ölçüsü değildir. Bir kurumun o yıl yaptığı
kar, beş yıl sonra varolacağını garanti edemez.
Bu yıl çok kâr etmiş bir şirkette müşteri tatmini, müşteri
sadakati indeksleri düşme trendinde ise, yeni ürün çıkarma
süreçlerinde yavaşlama da varsa, çalışanların tatmini baş
aşağı gidiyorsa, o kurumda uzun vadede neler olacağını
kestirmek pek güç değildir.
1996 yılında yüksek atlamada çıta 2,16 metreden 2,39 metreye
yükselmiştir. 100 metre koşuda zaman saniyenin onda
birinden, saniyenin yüzde birini ölçer duruma gelmiştir.
Üretim şirketlerinde sıfır hata hedefine giderken hatalar
bin birimde hatadan, milyon birimde hata ölçmeye
başlanmıştır.
(DPK --------------------------- DPM)
Müşteri tatmin ölçümlerinde 5’li skala üzerinde 4 ve 5
verilen olumlu cevaplar müşteri tatmin yüzdesini verirken,
bugün sadece 5’lere verilen olumlularla müşteri sadakati
ölçülmeye başlanmıştır.
Görüldüğü gibi çıtalar yükselmekte, hedefler her gün biraz
daha ileri gitmektedir. Devamlı iyileştirmeyi, yani Toplam
Kalite Yönetimi ni kendisine ilke edinmemiş ve TKY’yi bir
yaşam felsefesi olarak benimsememiş kurumların yükselen
çıtaları aşmaları her gün biraz daha güçleşecektir. |