|
NEDEN ISO 14001?
Çevre konusundaki duyarlılık,
ABD ve Avrupa’da başlamış ve son yıllarda diğer ülkeleri de
sararak yayılmıştır. Proseslerin tasarım ve
değerlendirmelerinde çevre faktörünün göz önüne alınması iki
ana nedene dayanır :
Firmanın yerleşik olduğu yörenin toplumsal duyarlılığı ile
merkezi ve yerel yönetimlerin yaptırımları,
Firma müşterisinin yaşadığı ülkenin ekonomik-politik
yaptırımları.
İlk neden, kalıcı gelişmenin, ancak doğal kaynakların akılcı
kullanımı ve atıkların çevre kirlenmesini azaltacak şekilde
değerlendirilmesi yollarıyla sağlanabileceği görüşüne
dayanmaktadır.
İkinci neden ise, ekonomik ve politik boyutları içermesi
sebebiyle, farklılık göstermektedir. Yaptırımların kaynağı
siyasi ve ekonomik örgütler de olabilmektedir (Avrupa
Topluluğu gibi).
Merkezi ve yerel yönetimlerin çevreye ilişkin düzenlemeleri
kalite yönetim sistemleri üzerinde dolaylı bir etkiye
sahipken, çevre yönetim sistemleri üzerinde doğrudan
etkilidir. Sonuçta çevre yönetim sistemlerinin, farklı
ülkelerdeki uygulamaları değişiklikler gösterebilmektedir.
ISO 14001 standardı, çevre yönetim sistemlerinin
standardizasyonunu temin etmek üzere oluşturulmuştur. Önemi
artmakta olan bir diğer çevre standardı ise EMAS’tır (The
European Eco Management and Audit Scheme).ISO 14001
standardı, yayımlanması ile birlikte, yerel yönetimlerden,
veya önemli müşteriler tarafından talep edilir duruma
gelmiştir.
Her geçen gün daha da küçülen dünyamızın kaynaklarının
sonsuz olmadığı, ürün ve faaliyetlerin çevre etkilerinin
yerel ve bölgesel kalmayıp, global olduğu artık tüm dünyada
kabul edilmiştir. Bu bilinç çevresel etkilerin yasal
uygulamalardan ziyade piyasa kuvvetleri ile kontrol edilmesi
ihtiyacını da beraberinde getirmiştir.
Artık global pazarda var olabilmek insana verilen değer ve
saygıyla ölçülmektedir. Tarih boyunca insanlığın tüm uğraşı
özünde yaşam kalitesini yükseltmek adına olmuş, bu uğraşın
en güzel örneklerini de yüce milletimiz vermiştir. Bugün ki
manada ilk standartlar Sultan II. Beyazıt Han zamanında
hazırlanırken, Fatih Sultan Mehmet Han da o zamanın küçük
yeşil cennet İstanbul’unda kazanılan çevreye verilen değeri
ve insana duyulan saygıyı aşağıdaki vasiyetinde ibretle
gözler önüne sermiştir.
“Ben ki İstanbul fatihi abd-i aciz (acil kul) Fatih sultan
Mehmed, bizatihi alın terimde kazanmış olduğum akçelerimle
satın aldığım, İstanbul'un Taşlık mevkiinde kain (bulunan)
ve malumul hudut (sınırları bille) olan 136 bap dükkanımı
aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakfı sahih eylerim Söyle
ki: Bahis edilen bu gayrı menkul atımdan elde olunacak
nemalarla İstanbul'un her sokağına, ikişer kişi tayin
eyledim. Bunlar ki, ellerindeki bir kap içerisinde kireç
tozu ve kömür külü olduğu halde bu sokakları gezeler. Bu
sokaklara tükürenlerin, tükrükleri üzerine bu tozu
dökelerler ki, yevmiye 20 şer akçe alsunlar. ”
Bugünün tüketicisi beklenti ve ihtiyaçlarının en üst düzeyde
karşılanmasının yanısıra, kendisine yaşadığı çevreye ve
dünyasına değer verilmesini, saygı gösterilmesini talep
etmekte ve piyasada bunu sorgulamaktadır. Bu gelişmeler
kuruluşların çevre ile etkileşimlerini kontrol altında
tutabilmelerini ve çevre icraat ve başarılarını sürekli
iyileştirebilmelerini sağlayacak yönetim sistemlerine
ihtiyaç bulunduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. |
|
Başarıya hızla koşuyoruz.
Sizi de koşturuyoruz.
Hedefleriniz hedeflerimizdir.
|
|